İlim zenginlikten üstündür.
Çünkü zenginliği sen korursun,
İlim ise seni korur.
Hz. Ali (r.a)

   
CANLI YAYIN

Ayet-Hadis-Söz




Anket
Radyoyu En Çok Nerde Dinliyorsunuz?
 
Ev
İş Yeri
Araba
Yürüyüş
Sonuçlar
İletişim
Sayaç

 166673 Ziyaretçi

 8 şu An Bağlı

RSS - İslam Defteri

islamdefteri.Net - Forum konuları için özet akışı..


abone konusu eklenir


HAYAT  İzle ?

Hayatınız çok kıymetlidir Ve yaşarken şunları bilmeniz gerekiyor;Hayat; servettir, korumayı bil...Hayat; bilmecedir, çözmeyi bil...Hayat; güzelliktir, kıymetini bil...Hayat; mutluluktur, tatmayı bil...Hayat; aşktır, sevgidir, keyfini çıkarmayı bil...Hayat; rüyadır, gerçekleştirmeyi bil...Hayat; oyundur, oynamayı bil...Hayat; verilmiş bir sözdür, tutmayı bil...Hayat; hüzündür, aşmayı bil...Hayat; şarkıdır, söylemeyi bil...Hayat; mücadeledir, kabullenmeyi bil...Hayat; trajedidir, göğüslemeyi bil...Hayat; maceradır, göze almayı bil...Hayat; şanstır, kullanmayı bil...Hayat; fırsattır, yararlanmayı bil...Hayat; kıymetlidir, mahvetmemeyi bil...Hayat; görevdir, tamamlamayı bil...Yaşamak; yaşıyor olmaktır, uğruna savaşmayı bil... ...

... / ... Devamı...

(01/01/1970 · 02:00)
ÜÇ ŞEY  İzle ?

Köy sakinleri yağmur duasına çıkmışlardı. Bütün köy ahalisi toplandı. İçlerinden sadece birinde şemsiye vardı. Bu inançtır...Babalar bebeklerini havaya hoplatır, çocuklar gülmekten bayılır. Yere düşeceklerini akıllarına bile getirmezler. Çünkü babaları onu tutacaktır. Bu güvendir...Yatağımıza girerken yarın uyanıp yaşamaya devam edeceğimize dair teminatımız yoktur. Ama yine de ertesi güne dair planlar yaparız. Bu ümittir...Ve bu üçü varsa hayatınız güzeldir... ...

... / ... Devamı...

(01/01/1970 · 02:00)
TAKVA NEDİR?MUTTAKİ KİME DENİR?  İzle ?

Takva nedir, müttaki kime denir? Kur'an-ı Kerim’de üzerinde önemle durulan kavramların başında takva kavramı gelmektedir.Takva, Kur'an’da 258 defa geçmektedir .Takva; kişinin kendisini Allah’ın korumasına, himayesine alarak ahirette azab ve cezaya neden olabilecek her türlü şeyden kendisini titizlikle koruması, günahlardan kaçınıp iyi ve faydalı iş/ eylemleri yapmasıdır. Allah’a karşı derin bir şekilde saygı duymak, her türlü tutum ve davranışlarda Allah’ın rızasını herşeyin üstünde tutmak, irademizi O’nun iradesine dolayısıyla O’nun hükümlerine bağlı tutmak, O’nun razı olacağı salih amelleri/davranışları yapmaktır. Bu suretle ayet ve hadislere baktığımızda takva kavramını“korku” yerine “saygı” kelimesiyle ifade etmek gerekir . Nitekim Bakara suresinin 177. ayetinde bu husus apaçık görülür. Başlıca dînî ve ahlakî görevlerini yerine getiren kimseler için “İşte doğru kimseler bunlardır,” “işte takva sahipleri bunlardır.” buyurulur.Bakara Suresi (177) Yüzlerinizi doğu ve batı yönüne çevir...

... / ... Devamı...

(01/01/1970 · 02:00)
İTİKAF NEDİR ?  İzle ?

Ramazanın son on günü geldiğinde namaz kılınan bir mescitte ibadet için itikâf niyetiyle inzivaya çekilmek sünnet-i müekkededir. Peygamber Efendimiz (asm) Medine’ye hicretten sonra her yıl Ramazanın son on gününde itikâfa çekilir bütün geceyi ve gündüzleri ibadetle ihya ederdi. Resvveeucirc;l-i Ekrem’le (asm) birlikte mübarek hanımları da hane-i saadetlerinin bir odasında itikâf yaparlardı. Hazret-i vveeAcirc;işe validemiz (ra) Ramazanın son on günü Peygamber Efendimiz’in (asm) itikâfa girdiğini ibadetle meşgul olduğunu ailesini namaz için uyandırdığını ve hanımlarından uzak kaldığını belirtir.İtikâf lügatte bir şeye devam etmek demektir. Dinî bir terim olarak ise itikâf ezan okunan ve kamet getirilen bir mescitte bir camide veya ibadet yapılan bir mabette itikâf niyeti ile ikamet etmekten ibarettir. Ramazanın son on günü geldiğinde itikâfa girmenin hükmü sünnet-i müekkededir.İtikâf kifâî nitelikte bir sünnet-i müekkededir. Yani bir beldede itikâf sünnetini bir Müslüman yerine getirdiğ...

... / ... Devamı...

(01/01/1970 · 02:00)
DÖN  İzle ?

Bir gözlerin vardı, gözyaşım kaldıBir yüreğin vardı, hatıran kaldıBir sözlerin vardı, sitemim kaldıBir hayat aşkım vardı, gitti yarım kaldı Son bir acım vardı, o da sensiz kaldıAh bu canım güllere yandı, sensiz nefes aldıYar yalan değildi, bir rüya gibiydiBitti yüreğimde acısı kaldı Dön; nasıl kimle nerdeysenDön; beni biraz sevdiysenDön; yüreğimde hasret, çaresiz kaldı...

... / ... Devamı...

(01/01/1970 · 02:00)
Başka Şehrin İnsanları  İzle ?

Camdan, yağan karı seyretmek çok zevklidir amma onu bir de fakire sorun. Şu saatte imsak başlayacak, şu saatte iftar olacak. Belli bir zaman için aç kalıyoruz. Fakir, belli olmayan bir zaman için aç... Öyleyse onun ızdırabı bizden fazla. Ne yapalım? Zekâtımızı, fitremizi verelim. Denizden su alsak zararı olmaz. Denize bir teneke su döksek faydası olmaz. Zenginlerin durumu böyledir. Bir fakir şöyle diyordu: Allah'ım Sen Ali Ağa'ya ver, o bize verir. Böylece insanlar bir vücut haline gelir. Dayanışma toplumları yücelten sırlı bir kavramdır. İnsanlar, hatta hayvanlar bile dayanışmayı sağlamak için cemaatler yani topluluklar halinde yaşarlar. Karıncalar, ördekler, kargalar, güller, menekşeler, leylaklar, biyolojide sayacağımız pek çok şube ve sınıf varlık, her biri aslında bir cemaattir. Dayanışma önce ailede başlamalı, sonra toplumun her tarafına intikal etmeli. Dayanışma olduğu müddetçe insanlar birbirini sever ve sayar. Kapitalizmde Ben yiyeyim, gerisi ne olursa olsun tezi vardır. Faizl...

... / ... Devamı...

(01/01/1970 · 02:00)
BİR BEBEĞİN DUASI  İzle ?

Ey gökleri ve Yeri ve içindekileri yoktan yaratan Rabbim! Ben bir hiçtim,beni Sen Kudretinle yarattın.Bana Sen vucüt verdin,hayat verdin,ruh verdin.Bunları Sen bağışlamasaydın eğer,hiç kimse beni hiçlikten ve yokluktan çıkarıp bu dünyaya göndermezdi. Ben bir anne ve babadan doğdum.ama ben dünyaya gözümü açmadan önce,onlar da nasıl bir bebek beklediklerini bilmiyorlardı.Bana Sen kendi dilediğin gibi bir süret verdin.Bana dünyada hiç kimseye vermediğin bir sima verdin.Alemlerin Rabbi benim yüzümde,sadece bana ait bir eserini nasıl işlemiş,göreyim ve göstereyim diye. Bana göz verdin,Senin eserlerini göreyim diye.Bana kulak verdin,Senin yarattıklarının Seni nasıl zikrediyor işiteyim diye.Bana akıl verdin,Seni bulayım diye.Bana dil verdin,Seni zikredeyim diye.Bana kalp verdin,Seni seveyim diye.Dünya ve ahiretin bütün nimetlerini önüme serdin ve bana bir arzu verdin”Senden isteyeyim diye” Vermek istedin.çünki vermek Senin şanındandır.Onun için bana istemeyi öğrettin.Aldığım her nefes Senin R...

... / ... Devamı...

(01/01/1970 · 02:00)
GÖZYAŞI  İzle ?

Gözyaşlarından daha samimi,daha içten,daha inandırıcı,daha berrak,daha olgun lisan var mıdır acaba? Öyle lisan ki, kelimesiz ve cümlesiz,fakat deruni manalı,pratik,sahibinin meramını en kestirme yoldan anlatan... Gözlerin hakikatleri, hakikati duyguları ve öz niyeti dilden lisandan daha net ifade ettikleri şüphesiz bir vakıadır. Edebiyata,şiirlere çok sık konu olmuş gözyaşları bizatihi şiirlerin en güzelidir.Gözyaşları mecazi aşkın olduğu kadar ilahi ve imani aşkın en az çizemidir...Gözyaşları arzuların,özlemlerin,hareketlerin en azizini,en sıcağını ve hislerin en ateşlisini yansıtırlar....Gözyaşları,muhabbetin,şefkatin,acının,merhametin,gurbetin,hasretin,yakarışın ve yalvarışın en veciz tezahürüdür. Duyguların sıcak dili ve dışa yansımasının adı: “Gözyaşı”Öte yandan kalblerden merhametin,yalvarışın,dile getirilişin en müessir,en veciz şekli olan gözyaşlarının karşısında hissiz,duygusuz,cevapsız kalabilecek kişi bir merhamet sahibi olmasa gerek. Hele hele merhametlilerin en yücesi ve o...

... / ... Devamı...

(01/01/1970 · 02:00)
SEVGİNİN GÜCÜ ...  İzle ?

Mavisi yeşiline karışmış, uzun uzun ağaçların gölgelerini cömertçe sunduğu, türlü türlü böceklerin, çiçeklerin yaşadığı, insanoğlunun pek az uğradığı ormanlardan birinde güzel bir göl vardı. Suyu berrak mı berrak, serin mi serin...Gölün kıyısında hayat bulmuş boynu bükük papatya, yanıbaşında o eşsiz büyülü suyun içinde açmış olan, en az kendi kadar yalnız görünen nilüfer çiçeğine sevdalanmıştı. Onun görkemli görüntüsünü, saf, masum, asaletli halini hayranlıkla seyrediyordu her gün...Nilüfer çiçeği de kayıtsız değildi sevgili papatyasına karşın. Birbirlerine sevgiyle bakıyorlar, şarkılar söylüyorlardı birlikte. Yalnızlıklarını unutuyorlardı şu koskoca orman içinde...Rabbim, diyordu papatya içinden kimi kez. Bu güzelliğin yanında benim yerim nedir ki? O suyun içinde yaşar bense toprakta... Elimi uzatsam tutamam bile onu... Oysa öylesine istiyorum ki onun yanında olmayı... - Ey güzel çiçeğim, ey benim nilüferim seviyorum seni... Lâkin öylesine çaresizim ki... Sana nasıl ulaşacağımı bile ...

... / ... Devamı...

(01/01/1970 · 02:00)
VEFASIZA SİTEM  İzle ?

Ey Nefis! Bilir misin vefa nedir? O, insanın gönlüyle buluşmasıdır. Kendisi olmasıdır. Yaratılış ve varoluş gayesinin farkına varması, hayat çizgisini bu gaye istikametinde oluşturmasıdır. Vefa, dost iklimlerin gülüdür. Düşmanlığın, kirli hesapların pis kokuları arasında vefanın yeşerip göğermesi mümkün değildir. Vefa duyguda, düşüncede, tasavvurda, idealde, hayalde hep aynı şeyleri paylaşanların atmosferinde üfül üfül esen bir cennet meltemidir. Onun, kin fırtınalarının, nefret kasırgalarının, kıskançlık hortumlarının arasından başını uzatıp ben buradayım diyebilmesi ihtimal dışıdır. Ey vefadan nasipsiz, sadakati unutmuş hodgâm nefis! Bilir misin; vefa bir yürek işidir. Pörsümüş, paslanmış, kirlenmiş bir kalbe uğramaz vefanın yolu. Vefa, doğruluk ister, istikamet ister. Sözünde durabilmek, ettiği yeminlere bağlı kalabilmek ister. Bütün bunlar da yürek ister. Yüreğin gıdası zikirdir, secdedir, gözyaşıdır. Bunlarla beslenemeyen bir yürek nasıl vefalı olur ki? Yalan ve riyâ vefanın baş d...

... / ... Devamı...

(01/01/1970 · 02:00)
KURAN KURSU ÖĞRENCİSİYLE AMENTÜ SOHBETİ ÜZERİNE..  İzle ?

Kalbinin üzerine bastırdığı Kur'an'la yolda yürüdüğünü görünce Kur'an kursuna gittiğini düşündüğüm gence yaklaşarak selam verip sorular sormuş, beklenmedik cevaplar almıştım. Amentü bilgimizi tazelemeye sebep olan bu soru ve cevapları bir daha dinlemeye ne dersiniz? İlk soru: -Delikanlı kursa gidiyorsun galiba, sana bazı sorular sorsam cevaplar mısın? -Belli olmaz, ama siz yine de sorun. -Söyler misin, ne zamandan beri Müslümansın? - Ben ruhlar âleminde iken Rabb'imizin bize sorduğu sorusuna Sen bizim Rabb'imizsin, biz Seni tanıyor ve Sana iman diyoruz! diyerek (kalubelada ) verdiğimiz cevaptan beri Müslüman'ım. Yani verdiğim o cevaptan caymadım, Müslüman olarak devam ediyorum, Müslüman olarak da ölecek, yine Müslüman olarak da dirileceğim inşallah!.. - Peki, ilk peygamberi, son peygamberi ve adlarını da biliyor musun? - İlk peygamber, ilk insan vveeAcirc;dem Aleyhisselam, son peygamber de Peygamberimiz Hazret-i Muhammed Aleyhisselam'dır. Bu ikisinin arasında 120 binden fazla peygamber...

... / ... Devamı...

(01/01/1970 · 02:00)
GÜNÜN DUASI  İzle ?

Ey benim Rabbim; biz kimiz ki? İmdâdıma yetiş, benim talihimi sen iyiliğe çevir, kutsuzluğu Sen kutlu yap! Allah'ım Rvveeucirc;humu hayâllerden, vehimlerden, zandan kurtar! Böylece de, şu zavallı dertli gönül senin güzel huyunun, merhametinin sayesinde kanatlansın, uçsun; şu balçıktan kurtulsun!AMİN.......

... / ... Devamı...

(01/01/1970 · 02:00)
MÜSAİT OLUNCA BENİ SEVER MİSİN ?  İzle ?

İçeri girer girmez neşeyle bağırdı: -Anne biliyor musun bugün yuvada ne oldu? - Görmüyor musun ? Telefonla konuşuyorum. Herkesin sevdiği şey birbirine benzemiyordu. Annesi telefonu, babası arabayı seviyordu.Herşey erteleniyordu, telefon ve araba söz konusu olduğunda… Bir de eve misafir gelecek oldu mu kendisine hiç yer kalmıyordu. Nerelere gitseydi? Annesi kapattı telefonu.Mutfaktan tencere sesleri geliyordu. Koşarak yanına gitti:-Sana yardım edeyim mi ? dedi en sevimli halini takınarak. Annesi manalı manalı baktı: -Hayırdır? Bir yaramazlık mı var? Bak bir de seninle uğrasmayayım. Çok yorgunum zaten.Yorgunluk nasıl birşeydi ? Bazen elinde oyuncağıyla uykuya daldığında anneannesi oyuncağı yavaşça elinden alır : -Nasıl yorulmuş yavrucak. Uykunun gülkokulu kolları sarsın seni diyerek alnına bir öpücük konduruverirdi.Yorgunluk gül kokulu bir uykuya dalmaksa eğer, neden annesi kendisiyle böyle kızgın kızgın konuşuyordu.-Anneciğim yorulduğun zaman gül kokulu uykulara dalarsın. Anneannem öyle...

... / ... Devamı...

(01/01/1970 · 02:00)
TEFEKKÜR  İzle ?

TefekkürTaş Ruhuna değen kader izi Taş cansız Rabbime değersiz Olabilir mi sahipsiz Düşün... Bak... Aklının süzgecinde Üzerinden kaç canlı Kaç cansız geçecek Kaç damla yağmur ıslatacak Kimlerin ellerinde Nerelere bu uzun yolculuk Belki Bir kazma ile düşüş Ta toprağın sinesine Bir uyanış Asırlar ötesine Büyüyecek veya küçülecek Kaç taş ve toprak ile birleşecek Hangi evin temelinde Hangi cephenin gerisinde Belki bir göstericinin elinde Başıboş mu bırakılmış Kendi halinde Hayır Rabbim hayır Bir kuru yaprak bile Düşemezse dalından Senden habersiz... Bu taş/a kalır mısın hiç ilgisizTefekküre durdum… Her can ve cansız beden Her anına eş bir kader Ben burada olmamalıydımlara uzak Başlangıçlara hamile Sonlara doğum Her zerrede bir kader Düşünmek ve anlamak Sonsuz bilgisayar oyunu İç içe geçmiş Hepsi ayrı ayrı bir planRabbim tefekkürle buldum seni... Hazreti İbrahim gibi Her şeyde bir sebep Her şeyde bir sonuç Yok hiçbir çelişki Herşeyin var bir kaderi Kader çizgime iman ile İnandım Rabbim sana...

... / ... Devamı...

(01/01/1970 · 02:00)
ORUCUN HÜKMÜ NEDİR ?  İzle ?

Oruç tutmak, İslâm'ın dayandığı 5 temel esastan birisidir. Aynı zamanda, İslâm şeâirlerinin de büyüklerindendir. Medine'de hicretten 1.5 yıl sonra, Şaban ayının 10. günü farz kılınmıştır. Farziyyeti, Kitab, Sünnet ve İcma' ile sâbittir. Kur'an'da şöyle buyurulmaktadır: Ey îman edenler! Sizden evvelki (ümmet)lere borç olarak yazıldığı (farz kılındığı) gibi, sizin üzerinize de Oruç tutmak yazıldı (farz kılındı). (el-Bakare, 183). Oruç da namaz gibi bedenî ibâdettir. Bu ibâdetin en başta gelen özelliği, insanları kötülüklerden alıkoyması, nefsin azgın istek ve arzvveeucirc;larını gemlemesidir. Hadîs-i şerîf'te şöyle buyurulur: Oruç bir kalkandır (oruçluyu beşerî ihtiraslardan, kötülüklerden korur). Oruçlu kimse, cahillik edip kötü söz söylemesin. Oruçlu, kendisiyle dövüşmek, itişip dalaşmak isteyen kimseye, sadece 'ben oruçluyum' desin. Orucun insanı kötü meyillerden koruması sebebiyledir ki, Resvveeucirc;lüllah Efendimiz bekâr gençlere, şehevî hislerin baskısından kurtulmak için oruç tut...

... / ... Devamı...

(01/01/1970 · 02:00)
NAMAZDA HUŞU NASIL YAKALANIR?  İzle ?

Namazda huşvveeucirc; nasıl yakalanır? Namazda derinleşememek ya da namaz kılarken dünyalık düşüncelerden uzaklaşıp bir türlü haşyete ve huşvveeucirc;a ulaşamamak hepimizin en önemli problemlerinden. Bu sıkıntıdan kurtulmak için önce hedef belirlemek ve o hedefe azimle yürümek gerekiyor. Zira mü'min, her konuda himmetini âlî tutmalı. Azla yetinmek Efendimiz'in bize gösterdiği hedeflerle uyuşmuyor. Nebiler Sultanı (sallallahu aleyhi ve sellem) bize, cenneti isterken bile makam bakımından en yüksek olan Firdevsi istememizi tavsiye buyuruyor. Kulların en güzeli olan Efendimiz'in dualarına baktığımız zaman O'nun, Allah'tan Firdevs talebinden de öte isteklerde bulunduğunu görüyoruz. Allah Resvveeucirc;lü, hem kendisinin okuduğu hem de ümmetine tavsiye buyurduğu dualarda bir edep öğretmiş ve Cenâb-ı Hak'tan neler isteyebileceğimizi göstermiş. O'ndan öğrendiğimiz dualar sayesinde, sabah-akşam Allah'ım, Cemâlini seyretme arzusuyla içimizi doldur, Sana kavuşma şevkiyle gönlümüzü coştur ve öted...

... / ... Devamı...

(01/01/1970 · 02:00)
SÜNNETLERİN ÖNEMİ  İzle ?

SÜNNETLERİN ÖNEMİBUNLARI BİLİYORMUYDUNUZ? vvee#9658;Yemeğe tuz ile başlanırsa beyin tarafından gönderilen bir uyarı sayesinde, midede mukus denilen sindirimi kolaylaştırıcı bir tabaka oluşturduğunu ve midenin sindirime hazırlıksız yakalanmasını önlediğini… vvee#9658;Yemek yerken yerde oturarak sol ayağı katlayıp sağ ayağı karna çekerek oturulup yenildiğinde, su ile doldurulmuş balon şeklinde olan midenin çıkış kısmını kapatarak yenilen gıdanın tam sindirilmeden bağırsaklara kaçmasını önleyeceğini ve mide dolunca da doygunluk hissi vererek çok fazla yemeden kalkılacağını…vvee#9658;Yemek yerken yemeğin ortasında su içildiğinde içilen suyun yenilen gıdaların sindirilmesine, gerekli vitaminlerin emilmesine katkıda bulunduğunu ve midede doygunluk hissi vererek az yemeye vesile olduğunu…vvee#9658;Oturularak ve en az 3 yudumda içilen su, dil ve ağız bölgesinde daha fazla duraksadığından tükürük bezleri için gerekli olan suyun emilimini artırıp anti bakteriyel ve antioksidan etkiye sahip tükür...

... / ... Devamı...

(01/01/1970 · 02:00)
EN UZAK MESAFE  İzle ?

En uzak mesafe ne Afrika'dir,ne Çin,ne Hindistan,ne seyyareler...ne de yıldızlar geceleri ışıldayan.En uzak mesafe iki kafa arasındaki mesafedirbirbirini anlamayan......
(01/01/1970 · 02:00)
HAYIRLI CUMALAR  İzle ?

Renklerin toprağından fışkıran derin coşku, yağmurlarla buluştuğunda yüreğin tufandan kurtulduğu gün;Seher soluklu Cuma…Canın coştuğu, ruhun kanatlandığı, gönlün güllerle güldüğü günde; zaman ötesinden kokular getirir zaman… ... Sürgün saatleri serinletir melekvveeucirc;t meltemler…Mana maddenin önünde gizem kapılarını açar;Her şey anlam değerini dillendirir… Dilekler, dualar yükselir durmadan, saat-i icabeyi yakalamak için…Cumanın kalbini yakalayanın kalbi duaları kabul olunur…Ne isterseniz cevap verilir; düğümler çözülür, dertler dağılır, hayata renk gelir, renklere hayat…Ubudiyet dua renkleriyle süzülür gönlün gökkuşağına…Kulluk toprağından yükselen tefekkür çiçekleri güneşin renklerini görür ve gösterir…Bereket yağmurlar yağar Rahmet bulutlarından… Toprağın kokusuyla, gökkuşağı renkleri coşku kuşlarını uçurtur sekine kanatlarıyla;Dağların, denizlerin ötesinde, yıldızların yetişemediği, galaksilerin göremediği yöne doğru…Kalp, cumanın kalbiyle bütünleşmiş, yönsüz ve zamansız iklimle...

... / ... Devamı...

(01/01/1970 · 02:00)
DUA  İzle ?

Estağfirullah el'azîm el-kerîm ellezî lâ ilâhe illâhvveeucirc; tövbete abdin zâlimin lâ yemlikü linefsihî mevten velâ hayâten velâ nüşvveeucirc;râ - Kendisinden başka ilah olmayan Rabbimden, ne ölme, ne yaşama, ne de yeniden dirilme kararını veremeyen aciz bir kul olarak günahlarımdan bağışlanma diliyorum. ...

... / ... Devamı...

(01/01/1970 · 02:00)
SEDEF ÇİÇEĞİ  İzle ?

Mahkeme salonunda, seksenlerindeki yaşlı çiftin durumu içler acısıydı. Adam inatçı bakışlarla suskun, Nine'nin ağlamaktan iyice çukurlaşmış gözleri ve keskin çizgileriyle bıkkın bakışları süzüyordu etrafını...Ve Hakimin tokmak sesiyle sustu uğultu ve tok sesiyle, sözü yaşlı kadına verdi, hakim... Anlat teyze neden boşanmak istiyorsun...? Yaşlı kadın derin bir nefes çektikten sonra baş örtüsüyle ağzını aralayıp, kısılmış sesiyle konuşmaya başladı... Bu herif yetti gari, 50 yıldır bezdirdi hayattan... Sonra uzunca bir sessizlik hakim oldu mahkeme salonunda... Sessizlik bu tür haberleri her Gün manşet yapan gazetecilerden birinin flaşıyla bozuldu, kimbilir nasıl bir manşet atacaklardı, yaşanmış 50 yılın ardından... Çok sayıda gazeteci izliyordu davayı, kadın neler diyecekti..Herkes onu dinliyordu.. Yaşlı kadının gözleri doldu...Ve devam etti... Bizim bir sedef çiçeği vardı, çok sevdiğim... O bilmez...50 yıl önceydi.. O çiçeği bana verdiği çiçeklerin arasından kopardığım bir yaprağı tohuml...

... / ... Devamı...

(01/01/1970 · 02:00)
SONSUZ TEŞEKKÜR SANA ...  İzle ?

Ey Rabbim,Ebediyen bana yakınlığını tattırdığın için,Bana vahyettiğin tüm gerçekler için, ... Beni hayat denen bu sonsuz lezzet pınarının başına oturttuğun için,Bildiğin tüm ayıplarımı örttüğün için,Gördüğün tüm kusurlarımı bağışladığın için,Umuduma katık ettiğin tüm hayallerim için,En sevgilini bana elçi gönderdiğin için,Ey sevgili, Beni aşkına muhatap ettiğin içinSonsuz hamd SanaSonsuz minnettarlık SanaSonsuz minnet SanaSonsuz şükür SanaSonsuz teşekkür Sana......

... / ... Devamı...

(01/01/1970 · 02:00)
SABRIN MEYVESİ  İzle ?

Yüce Rabbimiz (cc), Hz. Eyyub’u (as) sabır ve teslimiyette bütün insanlığa örnek göstermek istiyordu. Bu sebeple onu büyük bir imtihana tabi tuttu. Önce bütün malını, mülkünü elinden aldı. Çocukları da bir bir vefat etti. Hz. Eyyub çok zor durumda kalmıştı. Ama bütün bunlara rağmen en ufak bir şikayette bulu...nmuyor, sabır ve şükürle iki büklüm oluyordu.İmtihanlar devam ediyordu. Daha sonra Allah, Hz. Eyyub’a çok ağır bir hastalık verdi. Hz. Eyyub bu hastalığa da sabır gösterdi ve kulluk vazifesine devam etti. Bütün bu imtihan döneminde eşi de kendisini yalnız bırakmamış, hep onun yanında olmuştu.Cenab-ı Hak, zamanla Hz. Eyyub’un hastalığını daha da artırdı. Neticede yüce peygamber, dil ve kalbiyle yapabildiği kulluk vazifesini dahi yerine getiremez hale gelmişti. Bu durum onu üzmüş ve telaşlandırmıştı. Allah’a kulluk vazifesini yapamadıktan sonra yaşamanın ne manası olurdu ki? Bu yüzden ellerini açtı ve Rabbine şöyle yalvardı:- Ya Rabbi! Hastalığım artık bana zarar vermeye başladı. K...

... / ... Devamı...

(01/01/1970 · 02:00)
TEVEKKÜLÜN BÖYLESİ  İzle ?

Dindar ve mütevekkil bir köylü varmış. Bir de inancı kısa bir hanımı varmış. Köylü dayının ne zaman bir şeyi kaybolsa hanımı feryadı basarmış. Adamcağız da hiç üzülmezmiş ve hanımına: - Aman hanım, eğer o bize helâlinden bir şeyse Allah ya onun daha iyisini verir, veya onu buldurur, dermiş.Adamcağız bir gün şehre inip öküzlerini sattıktan sonra öküzlerin parasını ve bir miktar da biriktirdiği yüz altınını mola verip oturduğu bir çeşmenin başında unutmuş. Eve gelince durumu farketmiş. Karısına haber vermeden hemen dönüp çeşmenin başına varmış. Fakat altının yerinde yeller esiyormuş. Hani ya kendisi de üzülmeden edememiş. Tabii hanımı duyunca büsbütün hasta olmuş. Bu adam bir gün kırda bir kuyudan su çekerken başındaki sarığını kuyuya düşürmüş. Hemen sarığını almak için kuyuya inip kuyunun içinde bir beze sarılı yüz altın bulmasın mı. Sevinçle yukarı çıkmış. Meğer altınları ilk kaybettiğinde bir çoban altınları bulmuş, eşkiyalar gelirken benden altınları alır diye kuyunun içine atmış eşk...

... / ... Devamı...

(01/01/1970 · 02:00)
YETERKİ KALBİ KIRILMASIN  İzle ?

Bir hükümdarın pek çok cariyeleri vardı. İçlerinde pek güzel dilberler bulunmasına rağmen, siyah bir cariyeye daha fazla alaka ve sevgi gösterirdi. Diğerlerinin bunu çekemediğini fark eden padişah, bir gün kendilerine üzeri mücevheratla süsülü birer kristal bardak vermişti. Manevi değeri yanında maddi kıymeti de pek yüksek olan bu bardakları ellerinde tutan cariyeler, hayranlıkla bakarlarken padişah: - Herkes elindeki bardağı yere vurup kırsın, demişti. Güzel cariyeler hediyelerini sinelerine bastırarak: - Efendimizin bu kadar değerli bir hediyesini nasıl kırabiliriz! dediler. Siyah cariye ise padişahın emrini, hiç tereddüt etmeden ve vakit kaybetmeden derakab yerine getirdi. Barfdak yere çarpılmış ve param parça olmuştu. Padişah siyah cariyeye hitaben: - Diğer cariyelerim bu kadar kıymetli bardağı kıramadıkları halde sen neden kırdın? dedi. Siyah cariyenin verdiği cevap ise çok takdire şayandı: - Bana efendimin kalbi lazım, kadehin ne kıymeti olabilir. Yeterk ki onun kalbi kırılmasın!...

... / ... Devamı...

(01/01/1970 · 02:00)

Son Ekleme : 02/09/2010 &09000202201030; 12:00


VEDA HUTBESİ
 

Bismillahirrahmanir rahim

EY İNSANLAR!

Sözümü iyi dinleyiniz.Bilmiyor um, belki bu seneden sonra sizinle burada ebedi olarak bir daha birleşemeyeceğiz.

İNSANLAR!

Bu günleriniz nasıl mukaddes bir gün ise, bu aylarınız nasıl mukaddes bir ay ise, bu şehriniz (Mekke) nasıl mübarek bir şehir ise, canlarınız, mallarınız da öyle mukaddestir, her türlü tecâvüzden korunmuştur.


ASHABIM!

Yarın Rabbinize kavuşacaksınız ve bugünkü her hal ve hareketinizden muhakkak sorulacaksınız. Sakın benden sonra eski sapıklıklara dönüp de birbirinizin boynunu vurmayınız! Bu vasiyyetimi burada bulunanlar, bulunmayanlara bildirsin! Olabilir ki bildiren kimse, burada bulunup da işitenden daha iyi anlıyarak muhafaza etmiş olur.


ASHABIM!

Kimin yanında bir emanet varsa onu sahibine versin. Faizin her çeşidi kaldırılmıştır, ayağımın altındadır. Lâkin borcunuzun aslını vermek gerektir. Ne zulmediniz, ne de zulme uğrayınız. Allah'ın emriyle faizcilik artık yasaktır. Cahilliyetten kalma bu çirkin âdetin her türlüsü ayağımın altındadır. İlk kaldırdığım fâiz deAbdulmuttalib'in oğlu (amcam) Abbas'ın faizidir.

ASHABIM!

Cahilliyet devrinde güdülen kan dâvâları da tamamen kaldırılmıştır. Kaldırdığım ilk kan davası Abdulmuttalib'in torunu (amcazadem) Rebia'nın kan davasıdır.


İNSANLAR!

Bugün şeytan sizin şu topraklarınızda yeniden tesir ve hakimiyet kurmak gücünü ebedi suretle kaybetmiştir. Fakat siz; bu kaldırdığım şeyler dışında, küçük gördüğünüz işlerde ona uyarsanız bu da onu memnun edecektir. Dininizi korumak için bunlardan da sakınınız!

İNSANLAR!


Kadınların haklarını gözetmenizi ve bu hususta Allah'tan korkmanızı tavsiye ederim. Siz kadınları, Allah emaneti olarak aldınız; onların namuslarını ve iffetlerini Allah adına söz vererek helal edindiniz. Sizin kadınlar üzeridne hakkınız, onların da sizin üzerinizde hakları vardır. Sizin kadınlar üzerindeki

hakkınız, onların, aile yuvasını, hoşlanmadığınız hiçbir kimseye çiğnetmemeleridir. Eğer razı olmadığınız herhangi bir kimseyi aile yuvanıza alırlarsa, onları hafifçe döğüp sakındırabilirsiniz. Kadınların da sizin üzerinizdeki hakları, memleket göreneğine göre, her türlü yiyim ve giyimlerini temin etmenizdir.


MÜ'MİNLER!


Size iki emanet bırakıyorum ki onlara sıkı sarıldıkça yolunuzu hiç şaşırmazsınız. O emanetler Allah Kitabı Kur'an ve O'nun peygamberinin sünnetidir.

MÜ'MİNLER!

Sözümü iyi dinleyiniz ve iyi belleyiniz! Müslüman müslümanın kardeşidir, böylece bütün müslümanlar kardeştir. Din kardeşinize ait olan herhangi bir hakka tecavüz başkasına helal değildir. Meğer ki gönül hoşluğu ile kendisine vermiş olsun...


ASHABIM!

Nefsinize zulmetmeyiniz. Nefsinizin de üzerinizde hakkı vardır.

İNSANLAR!

Allah Teala her hak sahibine hakkını (Kur'an'da) vermiştir. Varise vasiyet etmeğe lüzum yoktur. Çocuk kimin döşeğinde doğmuşsa ona aittir. Zina eden için mahrumiyet vardır. Babasından başka bir soy iddia eden soysuz, yahut efendisinden başkasına intisaba kalkan nankör, Allah'ın gazabına, meleklerin lanetine ve bütün müslümanların ilencine uğrasın! Cenab-ı Hak, bu gibi insanların ne tevbelerini, ne de adalet ve şahadetlerini kabul eder.

İNSANLAR!

Rabbiniz birdir. Babanız da birdir; hepiniz Âdem'in çocuklarısınız, Âdem ise topraktandır. Allah yanında en kıymetli olanınız, O'na en çok saygı göstereninizdir. Arabın Arap olmayana -Allah saygısı ölçüsünden başka- bir üstünlüğü yoktur.

İNSANLAR!

Yarın beni sizden soracaklar, ne diyeceksiniz?

"-Allah'ın elçiliğini ifa ettin, vazifeni yerine getirdin, bize vasiyet ve öğütte bulundun diye şahadet ederiz." (Bunun üzerine Resûl-i Ekrem mübarek şahadet parmağını göğe doğru kaldırarak sonra da cemaat üzerine çevirip indirerek şöyle buyurdu.)

Şahid ol yâ Rab!

Şahid ol yâ Rab!

Şahid ol yâ Rab!


ONLINE REKLAM
Online Kur'an
Haber Listesi
Site Hakkında Bilgilendirilmek için Gazetemize Katılınız.
Katıl
Çık
Katılımcı
( Hiçkimse )

Snif !!!
Arama



RSS
^ Top ^